Soruşturma Nedir?

Soruşturma Nedir?

Ceza muhakemesi, soruşturma ve kovuşturma olmak üzere iki evreden oluşur. Türk Ceza Hukuku ve ilgili mevzuatı çerçevesinde suç olarak tanımlanan fiillere ilişkin yapılan işlemlerin nasıl işleyeceği ve usulü 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda (CMK) belirtilmektedir. 

Kısaca özetlemek gerekirse soruşturma, suç işlediğinden şüphelenilen kişi hakkında kamu davası açılmadan önce yapılan işlemler iken kovuşturma, kişi hakkında kamu davası açıldıktan sonra yapılan işlemleri ifade eder. Suç şüphesi altında bulunan ve hakkında işlem yürütülen kişi, soruşturma evresinde şüpheli olarak tanımlanırken, kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar sanık olarak tanımlanır. 

Soruşturma İşlemlerini Kim Yürütür?

Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar ( CMK md. 160/1).

Soruşturma işlemlerini Cumhuriyet Savcısı, emrindeki adli kolluk görevlilileri marifetiyle yürütür. Bu aşamada Cumhuriyet Savcısı şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür (CMK md. 160/2). Toplanan deliller kişinin suçu işlediği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet Savcısı, iddianame düzenleyerek kamu davasının açılmasını sağlar. Toplanan delillerin kişinin suç işlediği hususunda yeterli şüphe oluşturmaması halinde Cumhuriyet Savcısı, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vererek dosyayı kapatır.

Soruşturma İşlemleri Nasıl Yürütülür?

Soruşturmanın Gizliliği

CMK md. 157 uyarınca soruşturma evresinde yapılan tüm usul işlemleri gizlidir. Burada amaçlanan savunma haklarını korumak, delillerin karartılmasının önüne geçmek ve şüphelinin lekelenmesini önlemektir.

Soruşturmanın gizliliği ilkesine göre işlemler sırasında ilgililerinden başka kişiler hazır bulunamaz ve üçüncü kişiler tutanağa bağlanan işlemleri göremez. Ancak kanun bu gizlilik ilkesini yumuşatmıştır (CMK md. 157). Örneğin şüphelinin ifadesi alınırken veya sorgusu yapılırken işlemi yapan kişi, yazman ve müdafi hazır bulunabilir (CMK md. 169, 147).

Soruşturmanın Yazılılığı

Soruşturmanın yazılılığı ilkesi ile kastedilen her işlemin tutanağa bağlanmasıdır. 

Şüphelinin ifadesinin alınması, sorgusu, tanık ve bilirkişinin dinlenmesi veya bir keşif ve muayene sırasında Cumhuriyet Savcısı veya Sulh Ceza Hâkiminin yanında bir zabıt kâtibi de bulunur. Her işlem tutanağa bağlanır. Tutanak, adlî kolluk görevlisi, Cumhuriyet Savcısı veya Sulh Ceza Hâkimi ile hazır bulunan zabıt kâtibi tarafından imza edilir. Müdafi veya vekil sıfatıyla hazır bulunduğu işlemlerle ilgili tutanakta avukatın isim ve imzasına da yer verilir. İşlemde hazır bulunan ilgililerce onanmak üzere tutanağın kendilerini ilgilendiren kısımları okunur veya okumaları için kendilerine verilir. Bu husus tutanağa yazılarak ilgililere imza ettirilir. İmzadan kaçınma hâlinde nedenleri tutanağa geçirilir (CMK md. 169).

Soruşturma Evresinde Müdafiin İşlemlere Katılması

Şüpheli, bu evrede bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir. Ancak soruşturma evresinde ifade almada en çok üç avukat hazır bulunabilir. Soruşturma evresinin her aşamasında avukatın şüpheli ile görüşme, ifade alma ve sorgu süresince yanında olma ve hukuki yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz (CMK 149). 

Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir. Müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Ancak bu karar sadece Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 153/2. maddesinde sayılan suçlara ilişkin yürütülen soruşturmalarda verilebilir. 

Şüpheli, vekaletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir.

Soruşturma Yapılmasına Yer Olmadığına Dair Karar Nedir?

Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar, soruşturmanın başlatılmamasına yönelik bir karardır. Kişi hakkında soruşturma başlatılmadığından dolayı kişiye şüpheli sıfatı da verilemez. Aşağıdaki durumların varlığı halinde soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilir (CMK 158/6):

  • İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir.
  • İhbar ve şikâyetin, soyut ve genel nitelikte olması durumunda soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Nedir?

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, şüpheli hakkında yürütülen soruşturma işlemleri neticesinde suç şüphesinin yeterli yoğunluğuna ulaşmamasından dolayı Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen bir karardır.

Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar neticesinde kişi hakkında kamu davası açılmaz ve dosya kapatılır.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.

İddianamenin Düzenlenmesi

Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır. İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.

Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelenir. Bu inceleme sonucunda ya iddianame kabul edilerek şüpheli hakkında kamu davası açılır ya da iddianame iade edilir.

Cumhuriyet Savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir.